KAKTÜSSERGiSi

Hoşgeldiniz.   Giriş yapmak için tıklayın veya Ücretsiz üye olun

 KATEGORILER
 A-Z KAKTUS INDEKS
 BAKIM REHBERI
 SİZDEN GELENLER
AA
Haberler

ANA SAYFA|TÜM YAZILAR

 Başlık: Kış Bakımı -Ekleyen Kubilay |||Gönderen :

Okunma: 2691


Kaktüslerin ve sukkulentlerin yüksek ya da düşük sıcaklıklara karşı direnci/toleransı evlerimizde yetiştirdiğimiz pek çok süs bitkisine göre çok daha yüksektir. Ancak bu genellemeye karşın farklı türler değişik ısı seviyelerine farklı tepkiler verir.

Görüşler ( 1
)

 

Kaktüslerin ve sukkulentlerin yüksek ya da düşük sıcaklıklara karşı direnci/toleransı evlerimizde yetiştirdiğimiz pek çok süs bitkisine göre çok daha yüksektir. Ancak bu genellemeye karşın farklı türler değişik ısı seviyelerine farklı tepkiler verir. Özellikle doğada bulunmayıp melezlemeler yoluyla elde edilen türlerin toleransı (tıpkı süs ve bahçe bitkilerinin melezlerinde olduğu gibi), türlerinin orijinallerine göre daha düşüktür. Temelde bu nedenlerden ötürü öncelikle yetiştirdiğimiz bitkilerin yüksek ya da düşük ısıya verdikleri tepkileri yaklaşık olarak bilmemiz fayda vardır. Bunun için yazılı bir kaynaktan bilgiye ulaşamıyorsak en iyi (ancak elbette ki en riskli) yöntem deneme yanılma ve bu süreçte yapacağımız gözlemlerdir. Yine de kış aylarına yaklaştığımız bugünlerde temel olarak yapacaklarımız vardır:

Öncelikle kaktüslerimizin sulanmasını kademeli olarak minimuma düşürmemiz gerekir. Bu önlem kök çürümelerinin önüne geçebileceği gibi herhangi bir don vakası ile karşılaşan bitkilerimizin topraklarının donmasını ve dolayısıyla köklerin zarar görmesini engelleyecektir. (pek çok kaktüs türü bu dondan bile etkilenmeyebilir)

Kış boyu sulanmayan kaktüslerin birçoğu baharı son derece seğlıklı karşılayabilirler. Yine de bu, bitkilerimizi hiç sulamayacağımız anlamına gelmez. Örneğin kışın ılık zamanlarında ayda bir tüm saksı toprağına işleyecek şekilde yapılacak sulama yeterli olacaktır.

Çoğumuzun kaktüslerini balkonlarda barındırdığını kabul edersek, camekan olmayan koşullarda bitkilerin karşılaşacağı soğuğu azaltmanın en iyi ve kolay yolu onlara basit bir sera ortamı yaratmaktır. Bunun için latalardan oluşturacağımız bir iskeleti nalburdan alacağımız sera naylonu ile çevirmek yeterli olacaktır. Ancak bu durumda sera ortamı içinde özellikle güneşli ve ılık kış günlerinde oluşacak neme dikkat etmek gerekir. Hele sulamanın ardından sera içinde nem oluşması kaçınılmaz olacağından seramızı ekstra havalandırmak kaçınılmazdır. Aksi halde nemden çok da hoşlanmayan kaktüslerimiz mantar ve çürümeyle karşılaşabilir. Havalandırmayı sağlamak adına seramızın naylonlarında delikler açmak yerine (bu, soğuk havalarda seramızın ciddi ısı kaybına ve işlevini yitirmesine neden olur) gerektiğinde açıp kapatacağımız menteşeli havalandırma pencereleri oluşturmamız daha doğrudur.

Ayrıca sardunya ve benzeri bitkilerimize kışın uyguladığımız naylonla sararak dondan koruma yöntemi iri boy kaktüslerimizde pratik bir uygulama gibi görünse de ılık havalarda naylonun dar alanına hapsolacak nemin kaktüsümüzün çürümesine neden olacağından önerilmez.

Az önce yukarıda tanımlanan minyatür tip seraların sağladığı avantajların yanında cok düşük ısılarda ilginç bir dezavantajı da vardır: dışarıda ısı örneğin -3-4 derece olduğu halde don yaşanmayan koşullarda seramızın içinde donla karşılaşabiliriz. Bunun nedeni seramızın içinin rüzgarsız olmasıdır. -3 derece hava koşullarında akan/çalkantılı suyun donmayıp durağan suyun donması gibi rüzgar da seramızda anlatılan etkiyi yapar. Bu, çok sık rastlanmayan bir durum olsa da önlemi, ancak minimum balkon büyüklüğünde sera ya da camekanlarda vantilatör çalıştırıp hava akımının sağlanmasıyla ya da örneğin bir katalitik yakılarak ortam ısısın +2-3 dereceye çıkartılmasıyla alınabilir.

Kış koşullarında büyümesini tamamen durduran kaktüslerimiz için ışık sorunu yoktur ve gölge ve hatta mecbur kalınmışsa karanlığa yakın koşullarda bile formları bozulmadan ve hiçbir zarara uğramadan kışı geçirebilirler. Ancak ışık, kışın büyümesi durmayan sukkulentler için kışın da önemlidir. (sukkulentlerin pek çok türünün de kışın büyümesi durur) büyümeyi çok yavaş da olsa sürdüren türler 10 derece ve üzerinde gelişmelerine devam ederler. Bu nedenle kışın yetersiz ortamda kalan bu sukkulentlerin ışığı aramaları/ışığa yönelmeleri sonucu formları bozulur. Bunu engellemenin yolu ise aydınlıktır.

Bunların dışında kış aylarında çelik, yapraktan çoğaltma ve aşı yapmak da olumsuz sonuçlar verir. Ayrıca mecbur kalınmadığı sürece en azından şubat sonuna dek saksı/toprak değişimlerini ve kök ayırma işlemlerini ertelemekte fayda vardır.

Soğuk kış aylarının özellikle kaktüslerimize dinlenmelerinin sağlanması dışında önemli bir etkisi de bahar ve yaz aylarında daha çok çiçek açmalarına neden olmasıdır. Bu “davranış biçimi” bitkilerimizin doğa koşullarına verdiği bir tepkidir. Nasıl ki çiçeklenme zamanlarında görece daha az sulanan bitkiler çiçeklerini arttırırlarsa kaktüslerde soğukta geçirdikleri kış aylarının ardından daha çok çiçek verirler. Çünkü her iki durumda da bitki kendini tehlikede hissetmekte ve türür devamını garantiye almak için çiçeğe ve dolayısıyla ardılı olarak tohuma yönelmektedir.

Her şeye karşın toleransı yüksek türleri balkon koşullarında barındırmayı seçebiliriz. Ancak bu durumda özellikle dikkat etmemiz gereken, kaktüslerimizin kışa aynı ortamda girmesini sağlamaktır. Örneğin ocak ayına kadar evimizin ılık bir yerinde barındırdığımız kaktüslerimizi kışın ortasında dış mekana çıkardığımızda, değişen ani ısı koşullarına karşı yaşayacağı adaptasyon zorluğu nedeniyle normalde zarar görmeyeceği düşük bir ısıda bile zarar görmesine neden olabiliriz. Kademeli ısı düşüşünü yaşayıp bu koşullara adapta olan kaktüslerimiz ise aynı kışı zarar görmeden atlatabileceklerdir.

Şimdilik bu kadar.

Kayıpsız kışlar.

Kubilay

   

 

Üye İstatistikleri Sayaç Online Üyeler
En son üyemiz : ksaricali
Bugün hiç kimse üye olmamış
Toplam 786. kişi üye olmuş

Bugün:
Toplam: 1530161

 Online üye yok.

WebMaster Fatih & Ferdi
©www.kaktussergisi.com 2006
Copyright © tüm hakları saklıdır @tekman portol

Sayfa oluşumu: 70797,4 saniye